İcra daireleri, alacaklının beyanı üzerine hızla haciz ve kesinti yapabilir. Ancak takip dayanağı sahte, zamanaşımına uğramış, daha önce ödenmiş veya hiç doğmamış olabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, borçluya itiraz, şikâyet, menfi tespit ve istirdat imkânı tanır.
1. Ödeme emrine itiraz ve süreler
İlamsız takipte ödeme emrine yasal süre içinde itiraz, takibi durdurur. Süre kaçırılırsa takip kesinleşir; bu durumda menfi tespit (İİK m. 72) ve — ödeme yapıldıysa — istirdat davası öne çıkar. İtirazın iptali davasında ispat yükü alacaklıdadır; buna karşılık menfi tespitte kural olarak davacı, borcun bulunmadığını göstermelidir. Strateji, dosyanın evresine göre kurulur.
2. İstirdat: fazla veya haksız alınan paranın iadesi
Hacizle kesilen maaş, hacizli hesap veya icra veznesine yatan tutar, borç yoksa veya fazla tahsilat varsa iade edilir. İstirdat davasında faiz, icra inkar tazminatı ve yargılama giderleri de talep edilebilir. “İtiraz etmedim, ödedim, bitti” yanılgısı, hukuken her zaman doğru değildir.
3. Haksız icra ve kötüniyet
Dayanağı olmayan takip, sahte belge veya mükerrer tahsilat; icra inkar tazminatı ve bazı hallerde TCK kapsamında belgede sahtecilik / karşılıksız yararlanma iddialarını da gündeme getirebilir. Şirketler yönünden ticari defter ve mutabakatlar, gerçek bakiyeyi gösterir.
İcra, alacağı tahsil eder; olmayan borcu yaratmaz. Haksız kesinti varsa hukuk, parayı faiziyle geri ister.
Bu yazı genel bilgidir, hukuki görüş yerine geçmez. Dosyanız için İcra ve iflas sayfasından randevu alabilirsiniz.