Yolun fiilen açılması, enerji hattının çekilmesi, dere ıslahı veya belediye çalışmasıyla parselin bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi; çoğu zaman “kamulaştırma yapılmadan” gerçekleşir. Buna kamulaştırmasız (hukuki veya fiili) el atma denir. Malik, mülkiyetini yitirmiş gibi bırakılamaz.

1. Fiili ve hukuki el atma ayrımı

Fiili el atma, idarenin taşınmazı fiziken işgal etmesidir. Hukuki el atma ise imar planında kamu hizmetine ayrılma nedeniyle malikin tasarruf yetkisinin uzun süre fiilen yok edilmesi (Yargıtay ve AYM içtihatları) olarak karşımıza çıkar. İkisinde de adil bedel ve/veya müdahalenin önlenmesi talep edilebilir.

2. Dava seçenekleri

  • El atmanın önlenmesi ve kal (müdahalenin men’i),
  • Ecrimisil (haksız işgal tazminatı),
  • Bedel / tazminat (mülkiyetin idareye geçmesi sonucunu doğuran davalar),
  • İdari yargıda tam yargı (işlemin hukuka aykırılığıyla birleşen zarar).

Hangi yolun seçileceği, işgalin devam edip etmediğine, tapu kaydına ve idarenin kamulaştırma iradesine göre değişir. Yanlış dava türü, yıllarca süren usul tartışmasına yol açar.

3. Zamanaşımı ve ispat

El atmanın başlangıç tarihi, hava fotoğrafı, Google Earth kesitleri, tapu kaydı, imar paftası ve tanıkla ispatlanır. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, el atmanın türüne ve yargı yoluna göre farklı yorumlanır; bu nedenle erken hukuki değerlendirme şarttır.

İdarenin “zaten kamuya geçmiş” varsayımı, tapudaki mülkiyeti kendiliğinden sona erdirmez. El atma varsa, bedeli veya tahliyesi vardır.

Bu yazı genel bilgidir, hukuki görüş yerine geçmez. Dosyanız için Kamulaştırma sayfasından randevu alabilirsiniz.